DİKKAT EKSİKLİĞİ OLAN ERGENLER

Dikkat eksikliği her yaş grubunda görülebildiği gibi, ergenlerde de görülebilir. Dikkat eksikliğinin, yaşam kalitesine olan etkisini düşününce, dikkat eksikliği olan ergenlerin yaşam kalitesi bu durumdan etkilendikleri görülmektedir. Ergenlerde dikkat eksikliği, yaşlarına göre aşırı hareketlilik ve dürtüsellik gibi belirtiler görülebilir. Aynı zamanda ergenlerde, davranım bozukluğu, uyum güçlükleri görülebilir. Yaş grubu değerlendirildiği zaman, dikkat eksikliğine, davranış bozuklukları, kaygı bozuklukları ve duygudurum bozukluklarının eşlik edilebildiği görülür. Bu yüzden dikkat eksikliği fark edilirken, dikkat eksikliğine eşlik eden bir durumun olup olmadığına bakmak önemlidir. Ergenlerin sosyal uyumu olup olmadığı da dikkat eksikliğinde önemsenen bir durumdur. Bu yüzden ergenlerde dikkat eksikliği ele alınırken, tüm durum ele alınmalıdır.

Hergüner, S., & Hergüner, A. (2011). Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan Çocuk ve Ergenlerde Eşlik Eden Psikiyatrik Bozuklukla, Nöropsikiyatri Arşivi Dergisi.

DİKKAT EKSİKLİĞİNDEN NASIL EMİN OLUNUR VE TEDAVİSİ NASILDIR?

Dikkat Eksikliği çocukluk çağının en sık görülen psikiyatrik bozukluklarındandır. Dikkat eksikliğine diğer psikiyatrik hastalıklarda görüldüğü gibi, psiko sosyo kültürel nedenler etki eder. Dikkat eksikliğinin devamının sağlanmasında, nörogelişimsel faktörlerTedavi edildiği zaman düzelme gerçekleşir.

Konsantre olamama, öğrenme güçlüğü gibi problemler bu hastalığın temellerinden olabilir. Bu bozukluk okul çağı çocuklarının 2%’sinde görülür. Dikkat eksikliği tanısını bir çok kaynaktan bilgi alarak tespit etmek gerekir.

Çocukla tek görüşme, aile görüşmesi, öğretmen ve okul rehberlik birimi, yakın akrabalardan destek alınabilir. Dikkat eksikliğinin ölçülmesi için test kullanımı birebir gözleme ek olarak kullanılan bir yöntemdir. Dikkat eksikliğinde iyi bir tedavinin gerçekleşmesi için, ilaç, psikoterapi ve psikososyal tedaviler kullanılabilir. Tedavide aile, çocuk ve okul amaçlanabilir.
Kayaalp, L. (2008), Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu. Sempozyum Dizisi, 147 – 152.

DİKKAT EKSİKLİĞİ TANISI KONULAN ÇOCUKLARIN EBEVEYNLERİ

Dikkat eksikliği gelişim dönemine uygun olmayan şekilde dikkati sürdürmede zorluk ve yetersiz dürtü kontrolü gibi belirtilerin görüldüğü bir bozukluktur. Yetişkinlik yaşamında da devam edebilen bu bozukluğa sahip çocukların ailelerinde saptanan bir takım bozukluklar üzerinde durulmuştur. Dikkat eksikliği olan erişkinlerin çocuklarında, dikkat eksikliği olan çocukların ebeveynlerinden daha yüksek oranda dikkat eksikliği riski bulunmuştur. Dikkat eksikliği bulunan çocukların ebeveynlerinde erişkin tip dikkat eksikliği bulunma oranı %6.8 olarak bulunmuştur.
Bunun yanında dikkat eksikliği bulunan çocukların ailelerinde anksiyete, depresyon bozuklukları, panik bozukluk ve agorafobi oranının, normal çocukların ailelerinden daha yüksek olduğu bulunmuştur. Bir diğer açıdan bakıldığında ise anksiyete bozukluğu olan bireylerin çocuklarında da kontrol grubuna oranla daha fazla dikkat eksikliği tanısı konulmuştur.
Araştırma sonucu görülmüştür ki olguların ebeveynlerinin %12.3 oranında duygudurum bozukluğu, %8.1 oranında anksiyete bozukluğu bulunmaktadır.

DİKKAT EKSİKLİĞİ OLAN ÇOCUK VE AİLE

Dikkat eksikliği tanısı bulunan çocukların ailelerinde bakım verme sorumluluklarının artmasından dolayı ebeveynlik doyumu, seçim yapabilme fırsatı, güven duygusu, yaşam kalitesi azalırken; ebeveynlik stresi, bakım veren olmaya bağlı gerginlik, boşanma oranı artmaktadır. Uzun vadede aileye olumsuz etkide bulunan dikkat eksikliğinin bulunduğu çocuklardaki negativistik yapı ve beraberindeki fazla istekte bulunma yönelimi anneleri daha az ödüllendirici, daha çok emreden, daha çok fiziksel yardımda bulunan bir tavır içerisine sokar ve bi durum da anneyi hoşnutsuz kılar. Bunların yanında annelerde anksiyete, depresyon gibi psikiyatrik sorunlar da görülmektedir.
Annedeki sinirlilik ve karşı gelme hali anne-çocuk ilişkisine olumsuz etkide bulunmaktadır. Araştırmalar annelerin öfke düzeylerinin dikkat eksikliği tanılı çocuklarıyla birlikte olduklarında arttığını göstermiştir ve bu artan öfke düzeyinin çocuğun sorunlu olarak nitelendirilen davranışının devam etmesine ya da artmasına sebep olacağı da vurgulanmıştır.

DEB OLAN ÇOCUK HERHANGİ BİR DURUMA AŞIRI ODAKLANABİLİR Mİ?

DEB olan çocuklarda her ne kadar dikkat kolay dağılsa da, dikkati bir şeyden ayıramama, bir şeye aşırı odaklanma durumu da olabilir. Örneğin DEB olan çocuklar TV izlerken, bilgisayar oynarken yaptıkları eyleme aşırı dikkat kesilip çevresinde olan bitenlerin farkında olmazlar. Dünyayla ilişkisini keser. Anne baba çocuğun işitme sorunu yaşadığından şüphelenir. Aslında durum şu şekildedir: Çocuk “odanı topla, ödevlerini yap” gibi şeyleri duymayıp, canının istediği duruma aşırı konsantre olma durumudur. Yani dıştan gelen uyarılardan işine gelene dikkat kesilebilirken, işine gelmeyene dikkatini vermez.

Aşırı odaklanma yaşayan DEB olan çocuklarda verilebilecek bir diğer örnek iste sınavlarda bir soruya aşırı takılıp diğer soruya geçememeleri ve zamanı iyi yönetememeleridir. Tahtada yazılı bir şeyi çok düzgün yazacağım derken yazılı şeyi deftere geçirmekte zorlanırlar ve öğretmenlerin “sürekli senin yüzünden geç kalıyorum” şeklinde ikazlarıyla karşılaşabilirler.

DEB YAŞAYAN ÇOCUKLARDA PASİF OKUYUCULUK

Pasif okuyuculuk, okuduğunu sadece gözle takip edip, harfleri okuyup ama okuduğundan bir şey anlamadan sayfaları geçmektir. Normal bireylerde sadece yorgunken rastlanılan bu duruma dikkat eksikliği yaşayan bireylerde çok sık rastlanılır.

DEB olan çocuk dersle ilgili bir şeyi ya da canının istemediği bir kitabı okurken bir süre okuduğunu sanır ancak daha sonra baktığında okuduğunu sandığı şeyi sadece gözüyle takip ediyormuş. Bunu fark edip tekrar okumaya başlar işte buna pasif okuyuculuk denir. Fakat bu pasif okuyuculuk ders çalışırken veya istemedikleri bir kitabı okuduklarında görülürken bir taraftan da ilgilerini çeken kitaplarda örneğin Harry Potter, Yüzüklerin Efendisi gibi bilim kurgu tarzı romanlarda hiç böyle olmazlar adeta kitabın içine düşercesine bunları okurlar.

DİKKAT EKSİKLİĞİ İLE BİRLİKTE GÖRÜLEN SORUNLAR NELERDİR?

Dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ve dürtüsellik genel olarak birlikte anılır. Ancak bir çocukta üçü aynı anda olmayabilir. Bazen biri diğerini ortaya çıkaran faktör olabilir. Örneğin dikkat eksikliği yaşayan bir çocuk, çevredeki uyaranlara dikkatini veremediği ya da dikkatini uyaranlar üzerinde tutamadığı için uyarandan uyarana atlayarak hiperaktivite bozukluğu semptonlarını sergileyebilir. Motor becerilerde sorun yaşayan hiperaktivite tanısı almış bir çocuk hareketlerini kontrol altına alamadığı için, dikkat eksikliği de yaşayabilir. Dürtüsellikte ise hareketlerin çevreye uyum sağlayamaması sonucunda hareketlerde kontrolsüzlük ortaya çıktığı için, çocuk yine dikkatini odaklamakta güçlük çeker. Bu sorunlar bir arada görünebilir. Ama bazı çocuklarda bu sorunlardan biri daha baskınken bazı çocuklarda ise bir başkası daha baskın seyredebilir.

DİKKAT EKSİKLİĞİ (DEB) YAŞAYAN ÇOCUKLARDA PLANLAMA BECERİSİ

DEB yaşayan bireylerin beyin yapıları incelendiğinde beynin prefrontal bölgesinin bozukluğu akla geliyor. Planlama işleri; önem sırasına koyma, sorumluluklarının farkında olup göreve başlayabilmedir. DEB olan kişilerin ailelerinin çoğunda planlama sorunu yaşanmıştır ve DEB olan çocukların yaptığı planlar gerçekçi bakış açısıyla yapılmaz ve hep işlevsizdir. Bu can sıkıcı olabilir çünkü her seferinde devamı gelmeyen yarıda bırakılan planlar birikir.

Bir diğer yaşanabilecek problem iste DEB olan çocukların işleri önem sırasına koymadaki yaşadıkları zorluklardır. Örneğin çocuk yarınki matematik sınavına çalışmak yerine önce defterini kaplayıp, ödevini yapıp en sona önemli çalışmasını bırakır ve zaten matematik sınavına çalışmaya başladığında pili bitmiş olur. Bu problem sık karşılaşılan bir durumdur. Kişinin asli görevleriyle ilgili yapması gerekenler dururken o gereksiz şeylerle zaman kaybedebilir.

DİKKAT EKSİKLİĞİ NE DEĞİLDİR?

Çoğu çocuk ve yetişkin bazen dikkat dağınıklığı ya da bir işi bitirme konusunda sorunlar yaşayabilir. Durumun dikkat eksikliği olarak değerlendirilebilmesi için ise dikkat eksikliği semptomlarının çocuğun ya da bireyin yaşamındaki en az 2 alanda (sınıfta, oyun alanında, evde, topluluk içerisinde ya da sosyal ortamlarda) engel yaratması gerekmektedir.

Eğer bir çocuk yalnızca oyun oynarken aktif görünüyor ve dikkat dağınıklığı yaşamıyorsa bunun nedeni dikkat eksikliği olmayabilir. Dikkat eksikliği semptomları sadece sınıf ve okul ortamında oluyor başka yerlerde ise gözlemlenmiyorsa da sorun yine dikkat eksikliği olmayabilir. Semptomların görüldüğü bir çocuğun eğitim ya da arkadaşlık ilişkileri olumsuz anlamda etkilenmiyorsa, dikkat eksikliği tanısı konulmaz.

Bir çocuğun davranışları dikkat eksikliği semptomları gibi görünse bile, sorunun kaynağı her zaman dikkat eksikliği olmayabilir. Başka içsel ya da dışsal uyaranlar dikkat eksikliği gibi görünen davranışlara ya da durumlara neden olabilir. Örneğin, bir çocuk ölüm, boşanma, iş kaybı ya da ani değişiklikler gibi durumlar yaşıyorsa çocukta dikkat eksikliği olmamasına rağmen çocuk dikkat eksikliği semptomları sergileyebilir.

DİKKAT EKSİKLİĞİ OLAN ÇOCUKLARLA ÇALIŞMAK

Akademik olarak geri kalan çocukların bu konuyla ilgili mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir. Bu uzman çocuğu akademik olarak desteklemelidir. Çocuk yaşıtlarını yetiştiği zaman belirli aralıklarla kontrol etmek koşulu ile çalışmaları aileye devredebilir.
Dikkat eksikliği olan çocuklarla çalışırken dikkat edilmesi gereken noktalardan bir tanesi çocuğun yaşı, dikkat süresi ve bu güçlükle ilgili ilaç kullanıp kullanmadığıdır. Bu etkenler göz önünde bulundurulup çocuğa bunlara uygun çalışmalar yapılmalıdır. Uyaranın az olduğu ortamlarda çalışılması önerilir, özellikle eğitimin ilk zamanlarında. Çocuğunun dikkatini toplaması için imgeleme çalışmaları yapılmalıdır. Çalışmalar mutlaka somutlaştırılarak verilmelidir. Çocuğa ödevlerini ve sorumluluklarını hatırlatacak küçük not kartları hazırlanabilir. Çocuğun bir günü mutlaka planlanmalıdır. Bu plan doğrultusunda çocuk yapacağı işlerde adım adım ilerlemelidir. Bu notlar gerekiyorsa evin belirli noktalarına yapıştırılmalıdır.

DİKKAT EKSİKLİĞİ NASIL ANLAŞILIR?

Dikkat eksikliğinin en temel belirtileri dikkati sürdürmede güçlük, dikkatin kolayca dağılmasıdır. Bunun yanında özellikle akademik hayatlarında yönerge takibinde zorlanma, zor durumla baş etmekten kaçınma gibi belirtiler gösterirler. Edindiği bilgileri, öğrenme esnasında dikkatini yeterince veremediği için, çabuk unutma, konuşurken ne söyleyeceğini unutma, şeklinde de semptom gösterebilir. Dikkat eksikliğine eşlik eden bir hiperaktivite varsa durum daha çabuk tespit edilir. Yapılan araştırmalara göre yalnızca dikkat eksikliği olan öğrencilerin durumu ancak okul başarısızlığı ile ortaya çıkmaktadır. Ödevlerinin ve sınavlarının zamanını unuturlar, ödev düzenleri oldukça karmaşıktır, başladıkları ödevleri ve işleri genellikle sonlandıramazlar. Çoğunlukla karşısındaki dinlemiyormuş gibi görünürler. Genellikle eşyalarını kaybederler, dağınık ve düzensizlerdir.

DİKKAT EKSİKLİĞİ OLAN ÇOCUKLAR ÜSTÜN ZEKALI OLABİLİR Mİ?

Üstün zeka(yetenek) ile ilgili günümüzde birçok tanım bulunmaktadır ve bununla ilgili çalışmalar hala devam etmektedir.
Üstün zekayı tanımlamak için kullanılan testlerin yanında; üstün zekalı bireylerde sözel yetenek, genel yetenek, yaratıcılık ve yüksek motivasyon vardır. Üstün zekalı olan kimseler birden fazla alanda önemli akademik başarılar elde ederler. Üstün yetenekli bireyler sınıflandırma, organize etme, olayları bellekte tutma gibi yetilere sahiplerdir.
Peki dikkat eksikliği olan bir çocuk üstün yetenekli olabilir mi? Evet. Dikkat eksikliği olup aynı zamanda üstün zekalı olan çocuklar birçok basit unsuru gözden kaçırdığı gibi, üstün zekası sayesinde daha zor sorulara cevap verebilmektedir. Bu tür özelliğe sahip çocukların özellikle matematik alanında büyük bir başarı gösterdiği tespit edilmiştir.
Yaşadıkları dikkat eksikliği sebebi ile bu tür çocuklar not alma, işlerini organize etme, yazma, planlama gibi yetilerde yaşıtlarının gerisinde kalmalarına rağmen sahip oldukları yüksek IQ nedeniyle hızlı öğrenirler. Ancak bu çalışmaların mutlaka bir uzman kontrolünde yapılması oldukça önemlidir.
IQ olarak üstün ancak dikkat eksikliğine sahip çocuklar, yaratıcı oyunlar ve yaratıcı fikirlere sahip olabilirler. Ancak sosyal ortamlarda eksiklik yaşayabilirler. İçinde bulundukları grubun fikirlerini yanlış anlayabilirler, yönergeleri takip etmekte zorlanırlar, grubun fikirlerini anlamakta zorlanırlar. Bu özelliklere sahip çocukların diğer üstün yetenekli çocuklara oranla bilişsel, yetenek, çalışan bellek, parça bütün ilişkisi kurma, problem çözme gibi yetilerde geride oldukları tespit edilmiştir.

DİKKAT EKSİKLİĞİNDE PSİKOSOSYAL ETKENLER

Yapılan araştırmalar dikkat eksikliğinin en önemli sebebinin biyolojik ve genetik etkenler olduğunu ortaya koymuştur. Bunun yanında psikososyal etkenler dikkat eksikliğinin sebebini hızlandırıcı ve tetikleyici sebepler olarak gösterilir. Aile içi çatışmalar, ebeveynlerden birinin psikolojik rahatsızlığının olması, arkadaşlık ilişkilerinde yaşanan sorunlar dikkat eksikliğini tetikleyen psikososyal etkenler arasında yer alır.
Yapılan araştırmalar duygusal yoksunluğu olan çocukların dikkat eksikliğini yaşama şiddetinin diğer çocuklardan daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Bunun yanında annenin gebelik döneminde yaşadığı duygusal sorunlar, aşırı stres, hamilelikte sigara ve alkol kullanımı doğum sırasında yaşanan aksamalar çocuğun dikkat sorunlarını tetikleyen etkenlerdir.

DİKKAT EKSİKLİĞİ OLAN ÇOCUKLARIN İLAÇ KULLANMASI ŞART MI?

Çocuk ve ergen psikiyatristi çocuğa dikkat eksikliği tanısı koyduğu zaman ailelerin aklına sıkça gelen bazı sorular vardır:
-Teşhis doru mu?
-Tek tedavi yöntemi ilaç mı?
-Bu yaştaki bir çocuğun ilaç kullanması ne kadar doğru?
-Kullandığı ilaçlar bağımlılık yapar mı?
Şimdiye kadar yapılan araştırmalar ilaçların dikkat eksikliği belirtilerini hafiflettiğini ortaya koymuştur. Her dikkat eksikliği olan çocuk ilaç kullanmaz. İlaçla ilgili en doğru kararı bir çocuk ve ergen psikiyatristi verebilir. Aynı şekilde ilacın dozunu ve kullanım zamanına da psikiyatrist karar verir. Dikkat eksikliği çocuğun akademik, sosyal ve duygusal hayatını etkiliyorsa ilacın yanında seans desteği de alması gerekir.
Dikkat eksikliği olan çocukların ilaç ve terapi desteği ile dikkatlerinin yoğunluğu artar, daha iyi odaklanmalarını sağlar. Bu olumlu gelişmelerle aile ve okuldan gelen olumsuz geri dönüşler azalır, çocuğun sosyal ilişkileri düzelir ve bu sayede öz güveni artar.

DİKKAT EKSİKLİĞİNE GENEL BAKIŞ

Dikkat eksikliği okul öncesi ve okul çağı çocuklarında belirgin hale gelen bir bozukluktur.Problem çocuğun davranışlarını kontrol etmesi ve dikkatini toplayamamasıdır. Çocuklarda %4-8 oranında görülür.
Bir çocuğun dikkatli olma süresi okul öncesi dönemde 5-10 dk ile sınırlıyken okul döneminde 20dkya kadar uzayabilir.
Belirtileri şunlardır;
Yönergeleri baştan sona takip edemezler.
Dikkatlerini yaptıkları eyleme vermekte zorluk çekerler.
Bulunduğu çevrede sık sık malzemeleri ve eşyalarını kaybederler.
Detayları gözden kaçırırlar,düzensiz görünürler.
Unutkandırlar.
Uzun süre tek bir noktaya odaklanamazlar.
Bu durumda ebeveyn tutumu çok önemlidir.Eğer anne-baba baskıcı bir tutum izlerse bu çocuktaki davranış bozukluğunu arttırır.Anne babanın net ve tutarlı olması çocuk üstündeki negatif durumun azalmasını sağlar.

DİSLEKSİ SADECE MEDİKAL YÖNTEMLERLE TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

Disleksi medikal bir tedavisi olan bir hastalık değildir. İlaç tedavisine başvurma bu yönüyle yanlıştır. Disleksi alanında uzman bireylerin değerlendirmeleri sonucunda tanılanır ve eğitsel yöntemlerle tedavisi gerçekleştirilir. Özel eğitim yapılmadan disleksi iyileşmez. Dolayısıyla disleksi tedavi edilemeyen bir öğrenme güçlüğü de denilemez. Tedavisi var ancak bu medikal değil eğitseldir. Uygun bir strateji ile yürütülen eğitsel tedavi disleksili çocuklarda okuma güçlüklerini yüksek oranda kontrol altına alınmıştır.

DİSLEKSİ OLAN BİREYLER BAŞARILI OLABİLİR Mİ?

Öğrencinin okul başarısı yüksek olduğunda disleksi olma ihtimalinin olmaması büyük bir mittir. Çünkü dislektik bireylerin yüksek düzeyde göreve yoğunlaşma ve yoğun çalışma sonucu okul ortamında başarıya ulaşabilecekleri gerçeği vardır. Bu sayede eğitim hayatı başarıyla geçebilir hatta ulaşmak istedikleri mesleklere erişebilirler. Sadece başarısız bireylerde disleksinin görülebileceğine dair inanç kabul gördüğünden dolayı sadece başarısı sebep gösterilerek okul hayatı boyunca tespit edilememiş veya geç tespit edilmiş dislektik çocuk bulunmaktadır. Okuma yazma sorunu yaşayan dislektik çocuklar daha erken fark edilirken yön, zaman kavramını öğrenmede sorun yaşayan çocuklar daha geç fark edilirler. Bu geç tespit edilmeden dolayı akademik başarısı yüksek olan çocukları dislektik olamayacağı yönündeki kanı devam etmektedir.

DİKKAT EKSİKLİĞİ İLE DÜRTÜSELLİK BİR ARADA GÖRÜLÜR MÜ?

Dikkat eksikliği tanısı almış çocukların %60 ile %65’inde bu tanıya ek olarak dürtüsellik ve hiperaktivite bozukluğu görülmektedir.
Dürtüsellik semptomları; genellikle saldırgan, aşırı ve taşkın davranışlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Dikkat eksikliği beraberinde dürtüsellik tanısı almış çocuklarda saldırgan, taşkın davranışlar ve beraberinde dürtülerin kontrolünde sıkıntı yaşandığı için takıntılar gelişebilir. Dürtüsellik yaşa, cinsiyete göre farklı düzeylerde ve farklı etkilere sebep olabilir. Bu durum dürtüselliğin kız çocuklarının üzerinde genellikle takıntılı, kaygılı, gergin bir etkisi olması; erkek çocuklarının ise yerinde duramama, zıplama, başkalarına zarar verme gibi etkilerinin olması şeklinde örneklendirilebilir. Taşkın ve saldırganca hareketlerin gözlemlenmediği unutkan, dalgın, dikkatini toplayamayan çocuklar için dürtüsellik tanısı konmaz. Bu tür çocuklar DEHB’de dikkat dağınıklığının ağır bastığı bir alt grubu oluşturur. Bu çocuklar için konulan tanı yalnızca dikkat eksikliği ya da dikkat dağınıklığıdır. Burada dikkat edilmesi gereken temel nokta dürtüsellik ve dikkat eksikliğinin semptomlarını önce ayrı ayrı sonra birlikte ele alıp, incelemektir.

DİKKAT EKSİKLİĞİ YAŞAYAN ÇOCUK GÜNLÜK HAYATTA NE GİBİ ZORLUKLARLA KARŞILAŞIR?

Dikkat eksikliği yaşayan çocuğun günlük hayatta en çok karşılaştığı problem iletişim kurarken yaşadığı zorluklardır. Çocuk karşısındaki kişiyi dinlerken bir noktadan sonra dikkati başka bir yöne kayacağından zaman zaman karşısındaki kişinin ne söylediğini kaçırır. Dolayısıyla karşısındakini anlamakta güçlük yaşar ve sağlıklı bir iletişim kurmakta başarısız olur. Bu durum çocuğun hem psikolojisini hem de iletişim kurmaya olan isteğini olumsuz yönde etkileyecektir. Eğer süreç bu şekilde olmaya devam ederse bir noktadan sonra çocuğun içine kapanmaya başlaması da olasıdır. Ayrıca çocuğun bu sorunu öğretmenini dinlerken de yaşaması, akademik başarısının düşmesinde oldukça etkilidir. Çocuğun bu zorlukları aşması konusunda ise bir uzmandan destek alması gerekebilir.

ERGENLİK DÖNEMİNDE DİKKAT EKSİKLİĞİ

Dikkat eksikliği yaşam boyu devam eden bir güçlük olduğundan dolayı erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir. Çocukluk döneminde müdahale edilmeyen dikkat eksikliği ergenlik döneminde de sorunlar yaşanmasına neden olmaktadır. Ergenlik dönemi hormonal, fiziksel, duygusal olarak değişimlerin yaşandığı ve kişi için her anlamda zor olan bir süreçtir. Bu dönemde dikkat eksikliği yaşayan gençte dikkat sorunları oldukça rahatsız edici seviyeye gelmeye başlar. Genellikle dersi dinlemekte ve takip etmekte zorluk yaşanır. Bundan dolayı akademik başarıda gözle görülür bir düşüş yaşanır. Bu durum ergenin kendine olan güvenine ve saygısına zarar verebilir. Ayrıca bu dönemde Dikkat eksikliği yaşayan kişi arkadaşları ve öğretmenleriyle ilişki kurmakta ve iletişimini sürdürmekte de zorluk yaşar. Bu sebeplerle depresyon belirtileri de görülmesi mümkündür.

DİKKAT EKSİKLİĞİ İLE İLGİLİ BİLİNEN YANLIŞLAR

Yanlış 1: Dikkat eksikliği erişkinlerde rastlanmayan sadece çocuklarda görülen bir durumdur
Doğru 1: Dikkat eksikliği tanısı alan her 3 çocuktan 1 i erişkinlik döneminde de dikkat eksikliği tanısını korumaktadır. Dolayısıyla erişkin bir birey de dikkat eksikliğine sahip olabilir.

Yanlış 2: Dikkat eksikliği olan çocuk ders çalışmak için masada 5 dakika oturamıyorsa bilgisayar ve televizyon karşısında da saatlerce gözünü kırpmadan oturamaz.
Doğru 2: İnternet, televizyon gibi çocukların ilgisini çeken ve keyif veren araçlarda çocuklar yüksek seviyede odaklanma haline bürünebilirler. Dikkat eksikliğindeki temel sorun; sorumluluk yüklendiği durumlarda (ödev, proje vb etkinliklerde) konuya odaklanıp yapması gerekene yönelmesinde, sürdürebilmesinde ve uyaranlar karşısında dikkati dağıldığında konuya yeniden odaklanmasında sorun vardır.

Yanlış 3: Dikkat eksikliği ilaç kullanılmasa da tedavi edilebilir.
Doğru 3: Dikkat eksikliğinin nörobiyolojik temelli ve genetik aktarıma sahip bir hastalık olduğu kanıtlanmıştır. Bu sebepten ötürü ilaç tedavisi % 65-75 oranındaki bir başarıya sahiptir. İlaç tedavisinin yanında var olacak olan seans desteği ise başarı oranını yükseltmektedir.

Yanlış 4: Dikkat eksikliğinde kullanılan ilaçlar sadece okul döneminde kullanılması yeterlidir.
Doğru 4: Kullanılan ilaçlar okul için hazırlanmış ilaçlar değildir. Bununla beraber dikkat eksikliği çocuğun sadece okul ortamında değil toplumsal girdiği tüm ortamlarda uyumunu bozan bir hastalıktır. Sonuç olarak ilaçların okul harici zamanlarda da kullanılması önerilmektedir.

Yanlış 5: Dikkat eksikliği daha çok erkek çocuklarda görülür.
Doğru 5: Dikkat eksikliği için bir cinsiyet ayrımı yapmak mümkün değildir. Kızlarda da erkeklerde de dikkat eksikliği görülebilir.

Yanlış 6:Kötü anne-babalık, disiplinsizlik dikkat eksikliğine neden olur.
Doğru 6: Dikkat eksikliği olan bir çocuk sınıfta parmak kaldırmadan konuşuyor, ödevlerini zamanında teslim edemiyor toplum içinde dağınık bir görüntü sergiliyorsa bu ona verilemeyen aile eğitiminden değildir yahut ilgisiz ebeveyn tutumunun bir göstergesi değildir. Sorun temelinde beyin kaynaklı bir hastalıktır.

Yanlış 7: Dikkat eksikliği tedavisi için kullanılan ilaçlar ergenlikte madde bağımlılığına sebep olur.
Doğru 7: Tedavi edilmeyen dikkat eksikliği tanılı bir kişinin ileriki süreçte madde bağımlılığı sorunu yaşaması daha olasıdır. Uygun tedaviler bu riski azaltır.

Yanlış 8: Dikkat eksikliği ile öğrenme güçlüğü arasında bir bağlantı yoktur.
Doğru 8: Öğrenme güçlükleri okuma, yazma, matematik gibi bazı becerilerin gelişiminde problem teşkil edebilir. Dikkat eksikliğinin kendisi bir öğrenme güçlüğü değildir ancak öğrenme güçlüğü ile yoğun bir biçimde bağlantılıdır. İkisi de dikkat eksikliği tanısı almış bir çocuğun akademik başarısını olumsuz etkiler.

Yanlış 9: Dikkat eksikliği bireyin hayatını olumsuz etkilemez.
Doğru 9: Tedavisi hiç başlanmamış yahut tamamlanmamış dikkat eksikliği tanılı birey aile hayatı, iş hayatı, eğitim, uyum sağlama, sosyal ilişkiler gibi konularda kayda değer bir ölçüde olumsuz yönde etkilenmektedir.

DİKKAT EKSİKLİĞİ NEDEN OLUR?

Yapılan araştırmalarda elde edilen bulgulara göre dikkat eksikliğinin oluşumunda birden çok faktör önemli rol oynamaktadır. Bunlardan en çok dikkat çeken dört tanesi ise şunlardır;
-Genetik yatkınlık, ailede daha önce bu güçlüğü yaşayan kişilerin bulunması çocuğun dikkat eksikliği yaşama ihtimalini arttırmaktadır.
-Doğuştan gelen yapısal yatkınlıklarda bu sorunu etkilemektedir. Çocuğun kolay sıkılmaya yatkın olması veya beyin yapısındaki organik farklılıklar bu güçlüğün yaşanma ihtimalini arttırmaktadır.
– Bazı vitaminlerin azlığı, çokluğu, bazı gıda maddelerinin, çinko gibi eser elementlerin etkisi olduğu düşünülmektedir.
-Ayrıca annenin yaşadığı hamilelik sürecininde bu güçlüğü etkilediği düşünülmektedir.

DİKKAT EKSİKLİĞİ TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

Dikkat eksikliği yaşayan çocuklar odaklanmakta zorluk çekerler, unutkanlık, organize olamama gibi nedenlerden dolayı akademik performansları düşüktür. Son yapılan araştırmalara göre en etkin tedavinin; ilaç, aile becerileri eğitimi, davranışsal eğitim ve sınıf içi müdahaleleri kapsayan kombine programların olduğu söyleniyor.

Dikkat eksikliği tedavisinin asıl amacı, kişinin her alanda başarısını arttırmak, olumlu davranışlar kazanmasını sağlamak, kişilerarası ilişkilerini geliştirmek, bağımsızlığa teşvik etmek ve özgüvenini geliştirmektir.

Dikkat eksikliği yaşayan çocuk eğer bir tedavi programına dahil olmamışsa, ergenlik çağında; davranış bozuklukları, madde bağımlılığı, anksiyete bozuklukları, anti-sosyal kişilik özellikleri akranlarına oranla daha fazla görülür.

DİKKAT EKSİKLİĞİ OLAN ÇOCUKLARDA ETKİLİ DERS ÇALIŞMA YÖNTEMİ

Dikkat eksikliği olan çocukların en çok zorlandıkları konulardan bir tanesi ödevlerini hatırlamak ve ödev yapmaktır. Özellikle ilgi alanlarına girmeyen dersleri yaparken dikkatlerini toplamakta iki kat zorlanırlar. Derse başlamak kadar dersi sürdürmekte onlar için oldukça zor bir iştir. Evde bu zorlukla karşı karşıya kalan çocuklar için aşağıdaki önerilerde bulunulabilir:
-Çalıma masası sadece ders çalışma etkinliği için kullanılmalıdır.
-Ders çalışma ortamları düzenli olmalıdır.
-Derse başlamadan önce çocuğun ihtiyaç duyabileceği tüm malzemeleri masanın üzerine bırakmakta fayda var. Masadan sık sık kalkmak çocuğun dikkatini olumsuz yönde etkileyecektir.
-Çalışma ortamları sessiz olmalıdır.
-Salon gibi uyaranın çok fazla olduğu ortamlar ders çalışmak için tercih edilmemelidir.
-Çocuğun çalıştığı masanın karşısındaki duvarda poster vb gibi çocuğun dikkatini dağıtacak uyaranlar olmamalıdır.
-Çalışması ile ilgili bir plan yapılmalıdır ve bu plan mutlaka çocuğa da anlatılmalıdır.
-Ders çalıştığını süreyi çok uzun tutmak yerine belirli parçalara bölmek yararlı olacaktır. 3 saat ara vermeden çalışmak yerine 45 dakikalık parçalara bölmek çocuk için rahatlatıcı olacaktır.
-Derse başlamadan önce çocuğun rahatlaması amacı ile çocuğu çok yormayan sporlar veya dikkat oyunları oynanabilir.

DİKKAT NEDİR?

Bir konuya konsantre olabilmek, bir konunun üzerinde uzun süre çalışabilmek dikkati tam anlamı ile tanımlamaz. Dikkat; planlama, işleri sıraya koyma, bir işe başlayabilme, balanılan işe dikkatini odaklama, bunun yanında çevreden gelen uyaranlardan etkilenmemek gibi birçok bileşenin iç içe geçmesinden oluşur. Kişilerde bu beceriler yaşıtlarından az düzeyde ise dikkat eksikliği yaşıyor olabilir.

Dikkat eksikliği olan bireyler:

– Planlama yapmakta zorlanır.
– Bir işe başlamakta zorlanır, işleri sürekli erteler.
– Yaptıkları işe odaklanamazlar.
– Okurken pasif kalırlar Yani DEB olan birey bir süre sonra okuma yaptığı yerde okuma yapmadığını aslında sadeve gözüyle takip ettiğini fark eder.

DİKKAT EKSİKLİĞİ OLAN ÇOCUKLAR TEDAVİ EDİLMEZSE ONLARI BEKLEYEN RİSKLER NELERDİR?

Okul hayatına etkisi; bu zorlukla karşı karşıya olan çocuklar dikkatlerini toplamakta zorlandıkları için bir süre sonra okul hayatında bir takım zorluklar yaşarlar. Derse dinlemekte zorlanırlar, konuları öğrenemezler dolayısıyla yaşıtlarından geri kalırlar.
Özel hayata etkisi; yapılan araştırmalara göre bu zorluklara karşı karşıya olan çocuklar bir süre sonra depresyon ve kaygı ile baş etmek zorunda kalıyor. Yaşadıkları zorluk sebebiyle gerek ailesi gerekse arkadaşları tarafından anlaşılmayan çocukta kaygı ve depresyona ek olarak tip bozukluğu, davranış bozuklukları da olabiliyor. Bu çocuklar etrafındaki kimseler tarafından sürekli eleştirildikleri için bir süre sonra özgüven sorunu yaşayabiliyorlar. Bu zorluktan dolayı çocuk yalnızlaşıyor. Yapılan araştırmalara göre bu çocuklar ergenlik döneminde alkol ve madde kullanmaya yatkın olabiliyorlar.

DİKKAT EKSİKLİĞİ İLE YAŞAMAK

DİKKAT EKSİKLİĞİ İLE YAŞAMAK
Dikkat eksikliği olan bir çocukla yaşamak zorlayıcı olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki çocuğun bunu bir uzman desteği ve aile yardımı olmadan aşması mümkün değildir. Dikkat eksikliği olan çocuğun yaşayabileceği sorunlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:

-Ne yapması gerektiğini hatırlayamaz.
-Yemek vakitlerini hatırlayamaz.
-Dağınık ve düzensizdir.
-Sürekli dalgınmış gibi görünür.

Böyle bir güçlükle karşı karşıya iseniz öncelikle bir uzmana başvurmalısınız. Bunun yanında çocuğa karşı sabırlı ve hoşgörülü olmak gerekir. Ona küçük hatırlatmalar yapmak için duvarlara küçük kağıtlar asabilirsiniz. Bir plan tablosu hazırlayıp odasında sürekli gözünün önünde olacak bir yere asabilirsiniz. Bu süreçte çocuğa kesinlikle kızmamalı ve bağırmamalısınız. Unutmayınız ki çocuk bunu yaşadığı güçlükten dolayı yaşamaktadır.

DİKKAT EKSİKLİĞİ OLAN ÇOCUK İLE ÇALIŞMAK

-Okulda mutlaka çocuk öğretmene en yakın konumda oturtulmalıdır.
-Mutlaka göz teması kurulmalıdır.
-Zaman zaman mutlaka fiziksel uyaran verilmelidir. Omzuna dokunulmalıdır. Kesinlikle vurulmamalıdır.
-Yapamadıklarına değil yaptıklarına odaklanılmalıdır.
-Sıralarının üstünde dikkatini dağıtacak eşyaları barındırmayın.
-Verdiğiniz yönergeleri kartlar ve materyaller ile destekleyin.
-Renkli kalem kullanmaları için onları teşvik edin.

OKULLARDA DİKKAT EKSİKLİĞİ YAŞAYAN ÇOCUKLAR İÇİN NELER YAPILABİLİR?

Dikkat eksikliği yaşayan çocuklara okulda yardımcı olabilmek için öncelikle durumun kabul edilmesi
gerekir. Ailenin ve öğretmenin çocuğun bir güçlük yaşadığının farkında olması ve bunun için bazı
adımlar atılması gerektiğinin farkında olması çocuk için en önemli kolaylaştırıcı etmendir. Daha sonra
bu çocukların sınıfta oturma düzeninde pencere kenarı gibi dikkatinin kolay dağılabileceği yerlerden
ziyade en ön gibi dikkatini toplayabileceği yerlere oturtulması, bazen ders esnasında küçük aralar
verilmesi gibi uygulamalar çocuğa yardımcı olacaktır.

DİKKAT EKSİLİĞİ TEDAVİSİ KAÇ YAŞINDA BAŞLAR?

Çocukların okul öncesi dönemde dikkat eksiğine sahip oluşu; o yaş dönemlerindeki gelişimsel özelliklerinden dolayı normal bir süreç olduğu ve bu doğal gelişim süreci dikkat eksikliği tanısı konulmasını güçleştirmektedir. Bu durumdan dolayı çocukların okul çağında 6-12 yaş aralığında konulur.

Çocuklarda dikkat eksikliği tanısı bir psikiyatrist tarafından konulur konulmaz tedavi süreci başlar.

Dikkat eksikliği yoğunluğuna göre ve gündelik yaşamı etkileme düzeyine göre çocukta erken ilaç tedavilerine başlanabilir. Fakar her çocuğu kendine özgü olduğu unutulmamalı ve çocuğu kendi içinde değerlendirmek gerekmektedir

DİKKAT EKSİKLİĞİ YAŞAYAN BİREYLER

Dikkat eksikliğinin belirtileri; odaklanma ve konsantre sorunları, huzursuzluk, dürtüsellik, verilen görevleri tamamlamada yaşanan güçlükler, düzensizlik, hayal kırıklığına karşı düşük toleranslı olmak, ruh halinde sık sık değişmeler, öfkeli davranışlar, stres ile mücadelede sorunlar yaşamak ve ilişkilerde dengesizlik ve kararsız davranışlar göstermek gibi sorunlardır.
Birçok kişi dikkat eksikliği sorunun olduğunun farkında olmayabilir. Bu kişilerde genellikle unutkanlık, verilen işleri geciktirmek gibi olumsuz davranışlar gözlenmektedir. Ani ruh hali değişimleri, odaklanma problemleri ve bunlara bağlı olarak gelişen kafa karışıklığı yaşarlar. Buna göre, dikkat eksikliği olan bir kişi, gayet rahat ve mutluyken, dikkatinin başka bir yere kayması ile bir anda içine kapanabilir.
Dikkat eksikliği problemi olan kişiler, olaylar karşısında aşırı sabırsız oldukları için, çok daha hızlı ve kolay bir şekilde strese girebilirler. Dikkat eksikliği olan kişiler, strese ve olumsuz olaylara karşı düşük tolerans gösterirler. Bundan dolayı da çok çabuk hayal kırıklığı yaşayarak, her şeyi kendilerine stres yapabilirler.
İlişkilerde dengesizlik ve değişkenlik yaşanması, iş ve okul performansında düşüş ve öz güven eksikliği gibi olumsuz etkileri olan dikkat eksikliği, genellikle çocuk yaşlarda etkilerini göstermeye başlar. Fakat, çocuklukta ortaya çıkan bu dikkat eksikliği bazı durumlarda anlaşılamayabilir ve çok sonradan tanısı konabilir. Oysa ki, daha önceleri, dikkat eksikliği ve buna bağlı olarak gelişen hiperaktivite, sadece çocukluk dönemi ile sınırlı bir sorun olarak bilinirdi. Fakat, aslında dikkat eksikliğinin belirtileri genellikle erişkin yaşa kadar devam etmektedir. Ayrıca, çocukluk döneminde dikkat eksikliği yaşamamış biri de ileride bu sorunu yaşayabilir. Diğer yandan, özellikle bazı yetişkinlerde yaşanan dikkat eksikliği önemli sağlık sorunlarının gelişmesine yol açabilmektedir. Yetişkinlerde ya da çocuklarda yaşanan dikkat eksikliğinin tedavileri benzer şekilde yapılmaktadır.

DİKKATİ KOLAY DAĞILAN ÇOCUKLAR

Her dikkati dağılan çocuğa dikkat eksikliği yaşıyor demek doğru değildir. Çocukların kendini zorlayan veya istemedikleri durumlarda dikkatlerinin dağılması normal. Ayrıca kendi içinde mutlu olmayan, öğrenme zorluğu yaşayan, öz güveni düşük çocuklarında dikkatleri kolay dağılabilir. Bu tür durumlarda çocuğun mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilip gereken gözlem ve testler yapıldıktan sonra ilaç veya terapi alması önerilir.

DİKKAT EKSİKLİĞİ İLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER

-Dikkat Eksikliği yaklaşık 40 yıldır üzerine çalışılan nörogelişimsel bir bozukluktur.
-Dikkat Eksikliği yaşayan kişiler bununla ilgili bir tedavi almazlarsa bu kişilerde duygusal problemlere de yol açabilir.
-Tedavisinde genellikle ilaç,psikoeğitimsel ve davranışçı terapi yöntemleri kullanılır.

Dikkat Eksikliği Yaşayan Çocukların Çalışma Ortamları Nasıl Olmalıdır?

- Çocukların dikkatini dağıtacak uyaranlar olmamalıdır.

– Mutlaka masa başında çalışmalıdırlar.

– Salon, mutfak gibi uyaranın çok olduğu ortamlarda çalışmamaları gerekir.

– Aydınlık bir ortamda çalışma yapmaları gerekir.

– Aydınlatma sistemi iyi değilse mutlaka masa lambası kullanılmalıdır.

– Çocuklara hatırlatmalar yapmaya yardımcı olmak üzere bazı not kağıtları, masanın yakınlarında bir panoya asılabilir.

DİKKAT EKSİKLİĞİ TANISI NASIL KONULUR?

Dikkat Eksikliği belirtilerinin 7 yaşından önce başlaması gerekmektedir. Bu belirtilerin okul ve aile ortamı gibi en az 2 ortamda görülmesi ve belirtilerin 6 aydan uzun süre devam etmesi gerekir. APA tarafından yayınlanan DSM-5 kriterleri baz alınarak Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi tarafından tanı konulmaktadır. Gereken değerlendirmeler ve testler yapıldıktan sonra tanı konulur. Bu klinik bir tanı olup bu tanıyı kesin kılacak bir labaratuar ve özgün bir test yoktur.

DİKKAT EKSİKLİĞİNİN NEDENLERİ NELERDİR?

Dikkat Eksikliğinin sebebi henüz bilinmemekle birlikte yapılan çalışmalara göre genetik ve biyolojik kökenli olduğu tespit edilmiştir. Dikkat Eksikliği sonradan oluşan veya psikolojik temelli bir bozukluk değildir. Çevresel faktörlerden kaynaklanmaz. Çevresel faktörler sadece kişinin yaşadığı durumun şiddetini arttırır ya da azaltır.

DİKKAT EKSİKLİĞİ TEDAVİSİ

Dikkat Eksikliği tedavisinde ilacın belirli bir noktaya kadar işe yaradığı ancak belirli bir noktadan sonra ise yetersiz kaldığı bilinmektedir.Yaşadığı dikkat eksikliği sebebi ile eğitim hayatında yaşıtlarından geri kalan çocukların bu durum ile ilgili bir destek almaları gerekmektedir. Çünkü ilaç o an ile ilgili bir iyileşme sağlarken çocuğun önceki yıllardaki zorluklarını telafi etmez. Bu tür zorluk yaşayan çocuklara önerilen psiko-eğitimsel bir destektir.

DİKKAT EKSİKLİĞİ NEDİR? BELİRTİLERİ NELERDİR?

  Dikkat eksikliği, kişinin basit uyaranlar ile dikkatinin dağılması, gelişimsel aşaması baz alındığında konsantre olmakta büyük zorluk çekmesidir. Belirtileri ise şunlardır:

*Ayrıntılara özen göstermezler.

*Ayrıntıları gözden kaçırırlar.

*Genellikle kendileri ile konuşurken dinlemiyormuş gibi görünürler.

*Kendilerine verilen yönergeleri talep etmekte zorlanırlar.

*Plan yapmakta ve kendilerine verilen görevleri düzenlemekte zorlanırlar.

*Sıklıkla eşyalarını kaybederler.

*Dış uyaranlardan dikkatleri kolayca dağılır.

*Kendilerine verilen yönergeleri takip etmekte zorlanırlar.